KILAVUZ, KAMUSAL EĞİTİM ALANI DİNİ PROPAGANDA ALANI DEĞİLDİR.

KILAVUZ, KAMUSAL EĞİTİM ALANI DİNİ PROPAGANDA ALANI DEĞİLDİR; SİYASAL İKTİDARLARIN İDEOLOJİK ARKA BAHÇESİ HİÇ DEĞİLDİR.

21 Mart’ta baharın gelişini müjdeleyen Nevruz Bayramı, Mersin Cemevi’nde coşkuyla kutlandı. Kutlamalara kent protokolü, emek ve demokrasi güçleri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

Nevruz programı, Erdoğan Sevin Dede’nin okuduğu gülbeng ile başladı. Ardından cemevi bahçesinde Nevruz ateşi yakıldı. Zakir Rıza Aydın eşliğinde Cemevi Korosu’nun seslendirdiği deyişler eşliğinde semah dönüldü.

Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Av. Hamit Mert Avcı, Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’i temsilen bir konuşma yaptı. Avcı konuşmasında, cemevinin bu günlere gelmesinde emeği geçen belediyelere ve sivil toplum kuruluşlarına teşekkür ederek, “Bu cemevinde kim bir taş koyduysa Allah razı olsun. Kentimiz bir huzur ve birlikte yaşama kentidir. Bu Nevruz’dan sonra da böyle olmaya devam edecektir. Birliğimiz ve beraberliğimiz daim olsun.” dedi.

Konuşmalarda Nevruz’un tarihsel ve kültürel önemine de vurgu yapıldı. Nevruz’un herhangi bir dinin ya da mezhebin bayramı olmadığı, İslamiyet’ten çok daha öncesine dayanan köklü bir gelenek olduğu ifade edildi. Farklı halkların kendi inanç ve kültür değerleriyle zenginleştirerek yaşattığı Nevruz’un, zulme karşı direnişin ve yeniden doğuşun simgesi olduğu belirtildi.

Ortadoğu ve Doğu kültürünün önemli bir parçası olan Nevruz’un; barışı savunmak, halkların kardeşliğini güçlendirmek ve birlikte yaşama iradesini ortaya koymak açısından önemli bir gün olduğu dile getirildi. Nevruz’un özünde intikamın değil, yeniden başlamanın ve umudun yer aldığı vurgulandı.

Cemevi Başkanı Pir Hasan Kılavuz ise konuşmasında kamusal alanın önemine dikkat çekerek, “Kamusal eğitim alanı dini propaganda alanı değildir; siyasal iktidarların ideolojik arka bahçesi hiç değildir. Barış ancak herkes özne olursa mümkündür.” dedi.

Kılavuz, Nevruz’un anlamına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Nevruz; kıştan bahara, karanlıktan aydınlığa, umutsuzluktan yeniden başlamaya açılan bir eşiktir. Alevi yolunda doğa kutsaldır; çünkü insan doğanın bir parçasıdır. Rıza olmadan yol olmaz, eşitlik olmadan barış olmaz, kimlikler yok sayılarak kardeşlik kurulmaz.”

Bölgede ve dünyada yaşanan gelişmelere de değinen Kılavuz, tek kimlikli ve tek inançlı anlayışların toplumları ayrıştırdığını belirterek, tüm halkların eşit ve özgür olduğu bir düzenin gerekliliğine vurgu yaptı. “Hiçbir halkın adı, inancı ve varlığı pazarlık konusu yapılamaz. Bizim yolumuz şiddetin değil, vicdanın yoludur.” dedi.

Konuşmasının sonunda Nevruz’un anlamını şu sözlerle özetledi:

“Nevroz ateşi yakmak için değil, aydınlanmak içindir. Bu ateş düşmanlıkları değil; kardeşliği, dayanışmayı ve birlikte yaşama iradesini görünür kılar. Kış ne kadar uzun sürerse sürsün, bahar mutlaka gelir.”

Program, konuşmaların ardından sanatçı Taylan Özgür Ölmez’in sahne almasıyla devam etti. Sevilen eserlerin seslendirildiği konser, halaylar eşliğinde sona erdi.